|
Türkistan’ın kalbinden yükselen bir ses… Bazı isimler vardır; yalnızca yaşadıkları çağın değil, kendilerinden
sonra gelen yüzyılların da yolunu aydınlatır. Hoca Ahmed Yesevî, işte bu
kutlu isimlerden biridir. O, Yesi’den yükselen sesiyle Türk’e kendi dilinden seslendi.
Hikmetleriyle gönülleri yoğurdu. İmanı, irfanı, ahlâkı ve Türk ruhunu aynı
potada birleştirdi. Türkistan’dan Anadolu’ya uzanan büyük yürüyüşün manevi
işaret taşlarından biri oldu. Ahmed Yesevî, yalnızca bir sûfî değil; Türk milletinin gönül
dünyasında kök salan büyük bir ocaktır. Onun açtığı yol, Türk’ün dilinde dua,
gönlünde iman, yürüyüşünde ülkü, hafızasında millî şuur olarak yaşamaya devam
etti. Yahya Kemal’in, “Bizim milliyetimiz onda gizlidir.” sözü boşuna
söylenmiş değildir. Çünkü Ahmed Yesevî’yi anlamak, Türk’ün kendini bulduğu
kaynağa inmektir. Türkistan’ı anlamak, Türk milletinin ruh köküne
dokunmaktır. Türk’ün Kalbi Yesevî’nin Türkistan’ı, Hoca Ahmed Yesevî’yi kuru bir tarih anlatısı içinde değil; Türk’ün
iman, irfan ve kimlik mücadelesinin merkezinde ele alıyor. Bu kitapta hem
Ahmed Yesevî’nin asırlara hükmeden manevi mirasını hem de yazarın bizzat
Yesi/Türkistan’da gördüklerini, yaşadıklarını ve tarihe düşülmüş canlı
notlarını bulacaksınız. Bu eser, Türk’ün kalbine, Türkistan’ın ruhuna ve Yesevî ocağının
sönmeyen ışığına doğru yapılmış güçlü bir yolculuktur. Çünkü Ahmed Yesevi’yi bilmeden Türk’ün gönül haritası tamamlanmaz. |