| Bazı kitaplar geçmişi anlatır. Yanık Kale’den Kapıaltı’na uzanan bu gerçek hayat hikâyesini okurken, yalnızca cezaevi duvarlarının ardında yaşananlara tanıklık etmeyeceksiniz; özgürlüğe duyulan hasreti, aile özlemini, dostluğun kıymetini ve zor zamanlarda ayakta kalmanın ağırlığını da hissedeceksiniz. Bazen bir koğuşun soğuğu içinize işleyecek. Çünkü bu kitap yalnızca bir cezaevi hatıratı değildir. Bir dönemin susturulmuş seslerini, memleket sevgisi uğruna bedel ödeyen insanların yaşadıklarını ve taş duvarlar arasında bile inancını, haysiyetini ve umudunu korumaya çalışan insanın mücadelesini anlatan güçlü bir tanıklıktır. Sayfalar ilerledikçe geçmişe yalnızca uzaktan bakmayacak; özgürlüğün değerini, vefanın anlamını, dostluğun gücünü ve insan kalabilmenin ne büyük bir mücadele olduğunu yeniden hissedeceksiniz. Ve kitabı kapattığınızda geriye yalnızca bir dönemin hatıraları kalmayacak. Belki de kendi hayatınızdaki özgürlüklere, sevdiklerinize ve bugün sahip olduğunuz değerlere başka gözle bakacaksınız. Bazı acılar yaşanır ve geçer. Bu kitap, unutulmaması gereken bir dönemin hafızası; insanın en zor zamanlarda bile nasıl ayakta kalabildiğinin gerçek hikâyesidir. |