| Bir gece gökyüzü yarıldı ve Ötüken’in üzerine gizemli bir ışık düştü… İki dağın arasına inen yeşil renkli esrarengiz taş, kısa sürede Türk yurdunun bereketinin ve kutunun simgesi hâline geldi. Halk ona Yada Taşı adını verdi ve onu gökten gönderilmiş kutsal bir emanet olarak kabul etti. Fakat hiçbir emanet sonsuza kadar güvende değildir. Yurt, toprak ve geçmişle kurulan bağ zayıfladığında yalnızca bir taş değil; bir milletin huzuru, bereketi ve geleceği de tehlikeye girebilir. Göç Destanı, Türklerin yurt sevgisini, tabiata duyduğu saygıyı, birlik duygusunu ve atalarından devraldığı değerlere bağlılığını sürükleyici bir anlatımla yeni nesillere taşıyor. Bu kitapta çocuklar ve gençler yalnızca eski bir Türk destanını okumayacak; yurdun neden emanet olduğunu, birlik bozulduğunda nelerin kaybedilebileceğini ve bir milletin hafızasının neden korunması gerektiğini de hissedecekler. Gökyüzünden gelen bir ışıkla başlayan bu büyük hikâye, sizi Ötüken’in uçsuz bucaksız bozkırlarına çağırıyor. Bir taşın kaderi, bir milletin kaderini değiştirebilir mi? |